Image Hosted by ImageShack.us


Google







• 18/3/2008 - Çinde Gerçek Bir Olay

Kategori: ilginc olaylar
Çinde bir üniversitede oldukça ilginç tamamiyle gerçek bir olay ..
Kızın biri bir gün yeni aldığı bisikletiyle okula geliyor ve okulun
bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı için öylece
bırakıyor..
derslerin bitiminde okul çıkışı bisikletinin yerinde olmadığını
görüyor ve çok sinirleniyor..
Ertesi gün sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde bir notla bir
gün önce bıraktığı yerde buluyor. Üzerindeki notta "Çok özür dilerim
ama bisikletine gerçekten çok ihtiyacım vardı aldıktan 2 saat sonra
geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim çok üzgünüm anlayışın
için teşekkürler."
Kız doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve 5 tane kilit alarak okula
dönüyor.. bisikleti iyice kilitleyip 5 farklı anahtarla derse giriyor
ve olayı arkadaşlarına anlatıyor..
Ders bitimi okul çıkışında 5 kilit taktığını anlattığı arkadaşlarıyla
beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor..
Bisikletin üzerinde 10 kilit ve birde not var.. "Eğer acil ihtiyacım
olduğu halde ben kullanamayacaksam sen hiç kullanamayacaksın
Alıntı.
YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 17/3/2008 - İnsan Ölürken ne Hisseder

Kategori: ilginc olaylar












Alıntı:

YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 17/3/2008 - Yakışıklı Azrail

Kategori: ilginc olaylar

DR.HALUK NURBAKİ
Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum. Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı.
Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da ALLAH (c.c)'in izniyle iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu.
Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış.
Dönüşünden kısa bir süre sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:

''Doktor bey,'' dedi. ''Ben .. size…dargınım.''
''Niçin?" diye sordum.
–"Siz…dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, ALLAH (c.c)'ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"

Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:
–"Doktora ulaşmak kolaydır'' dedim. ''Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın…"

Konuşmaya mecali olmadığından "Ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve son günlerini yaşayan Serap için bu dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlerini bütün ruhuyla mecz ediyor ve arada bir soru soruyordu. Vefatına bir hafta kala:
–"Doktor bey,'' dedi. ''Ben ölürken ne söylemeliyim?"

–"Senin durumun çok özel" dedim. ''Kelime-i Şehadet sana uzun gelir. O ani fark edince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter."

O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. Dönüşümde annesi telefon ederek:
–"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor.
Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabı hâla unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum.
-"Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?.

İşte Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine olacak ki Salı gününe kadar yaşayacağına dair işaret sezdim. Ertesi gün O'na:

–"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin. Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:
–"Doktor bey…Azrail bana nasıl görünecek?"
–"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."

Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim. Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:
–"Doktor bey, biliyor musunuz , bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!" dedi ve devam etti:
–Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı. Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:
–"Doktor bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!!!"
Alıntı:

YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 15/2/2008 - 2007 yılı....

Kategori: ilginc olaylar

 2007 YILINA DAMGASINI VURAN OLAYLARDAN SEÇMELER!



2007’nin en önemli olaylarını sizin için derledik.
Yılın gafı, Yılın hayaleti, Yılın fırçası, Yılın
itirafı...

YILIN GAFI

Bush, Kraliçe’ye göz kırptı

Ginger’dan düşen ilk insan olan ABD Başkanı Bush,
sakarlıkta olduğu kadar gaf yapmada da liderdi. Beyaz
Saray’da Kraliçe onuruna verilen davette yaptığı ’hoş
geldiniz’ konuşmasına ’Majesteleri 1776 yılında
Amerika’nın 200. yılı kutlamaları sırasında da bizlere
şeref vermişti’ cümlesi ile başlayan Bush
yardımcılarının uyarısı üzerine cümlesini apar topar
’1976’ diye düzeltse de orada bulunan 7000’e yakın
konuğun kahkahalarını engelleyemedi. Bir de üstüne
kraliçeye göz kırptı.

YILIN NÜKLEER DANSI

Koreografi: Ahmedinejad

Büyük güçlerin köşeye sıkıştırmaya çalıştığı
İran’ın
Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad önce, "Sizlere iyi
nükleer haberlerim var" dedi... Ardından nisan ayında
’bombasını’ patlattı: "Artık nükleer kulübe girdik.
Nükleer santrallerde yakıt için kullanılan uranyum
zenginleştirmeyi başardık..." Bu haber BM üyesi
ülkeleri endişeye sevk ederken, İran’da festival
havası yarattı. İranlı dansçıların eski Pers
medeniyetini hatırlatan ’nükleer dans figürleri’
hafızalara kazındı.

YILIN TAMTAM DANSI

Bush geri kalır mı

İran’ın tehditlerine kulak asmayıp nükleer dans
yaptığı Bush da çareyi ’tamtam dansı’ yapmakta buldu.
Bush, "Sıtma ile Mücadele Günü" için katıldığı bir
toplantıya Senegalli dans grubuyla yaptığı dansla
damgasını vurdu. Beyaz Saray’daki etkinlikte
dansçıların hareketlerini taklit ederek ritme ayak
uydurmaya çalışan Bush, beceriksiz hareketleri ve
komik yüz ifadeleriyle herkesi güldürdü.

YILIN HAYALETİ

Castro’yu bir Chavez gördü

İktidarı boyunca CIA destekli 200 kadar suikasttan
kurtulduğu söylenen Küba’nın 48 yıllık lideri Fidel
Castro 2007’de de Azrail’le köşe kapmaca oynarken
yılın hayalet figürü oldu. Zira 2006 temmuzunda yatağa
düşüp yerini kardeşi Raul’a bıraktıktan sonra 10 ay
ortada görünmedi. Hatta ABD’de ’ölüm kutlamaları’
yapıldı. Ancak muhaliflerinin sevinci 15 Ekim’de
’siyasi kankası’ Chavez’le canlı yayına çıkınca
kursağında kaldı. Ancak onun durumu hala sevenleri
için de sevmeyenleri için de halen bir muamma.

YILIN İNSAFSIZ CEZASI

Mağdura 200 kırbaç

Suudi Arabistan’da silahlı altı erkeğin tecavüzüne
uğrayan 19 yaşındaki bir kız, akrabası olmayan
erkeklerle aynı araç içinde bulunduğu gerekçesiyle 200
kırbaç ve 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tecavüzcü
erkekler ise 2 yıldan 9 yıla kadar değişen hapis
cezalarıyla kurtuldular. Dünyadan gelen yoğun tepkiler
sonrası Suudi Arabistan Kralı Abdullah suçluyu
’bağışladı’.

YILIN ÖZLÜ SÖZÜ

İran’da eşcinsel yok

’Aslında Yahudi soykırımı yok’ diyerek dünyayı
şaşırtan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, New
York’taki prestijli Columbia Üniversitesi’ni
ziyaretinde sarf ettiği "İran’da eşcinsel yok" sözleri
ile akıllara kazındı. Eylül ortasında BM Genel Kurulu
için New York’a giden Ahmedinecad, "Sizin ülkenizde
olduğu gibi İran’da eşcinsel yoktur. İran’da böyle bir
fenomen yok" derken kimilerine göre kendisini ’dar
kafalı, zalim diktatör’ diyerek kürsüye çağıran
Columbia Üniversitesi Rektörü Lee Bollinger’e
kızmıştı!

YILIN FIRÇASI

Chavez, kes sesini!

Por que no te callas! İspanyolca ’kes sesini’ anlamına
gelen bu sözler bir Kral’dan bir Cumhurbaşkanı’na
gitti. Kasım ayındaki İbero-Amerika zirvesinde, eski
İspanya Başbakanı’na "Faşist" deyip yüklenen Venezüela
lideri Chavez’e, İspanya Kralı Juan Carlos böyle
bağırıp salonu terk etti. Kimilerine göre Kral, eski
sömürgelerinden birinden gelen eleştirileri
kaldıramamıştı. Şimdiyse baş ticari partneri İspanya
ile ilişkileri askıya alma tehdidinde bulunan
Chavez’in gönlünü nasıl alacağının çarelerini alıyor.
Zira işin ucunda milyarlarca euro var.

YILIN İTİRAFI

İran atomu durdurdu

Irak’ı ’kimyasal silahları var’ gerekçesiyle işgal
eden Bush yıllardır ’İran nükleer silah üretiyor’ diye
dünyayı ayağa kaldırıyordu. Ancak bu kez hiç ummadığı
bir darbe yedi. ABD istihbaratının 16 ajansı, İran’ın
nükleer silah elde etme çabalarını 2003 sonunda
durdurduğunu rapor etti.

YILIN KONSER İPTALİ

Gwen çıktı, Beyonce çıkmadı

Seksapel dozu yüksek şarkıcıların Malezya konserleri,
İslami kılık kıyafet yönetmeliği açısından sorun oldu.
Gwen Stefani, İslamcıların protestosu üzerine şortunun
altına siyah tayt giyerek sahneye çıktı. Beyonce ise
kostüm kısıtlamasına tepki göstererek Malezya
konserini iptal edip, komşu Endonezya’da sahne aldı.

YILIN DEVİR-TESLİMİ

Arjantin’e kadın başkan

Bir zamanlar sabah erken kalkanın darbe yaptığı
Arjantin’de Cristina Fernandez ülkesinde halk oyuyla
seçilen ilk kadın devlet başkanı oldu. Bu durum dünya
politikasında daha önce hiç görülmemiş bir manzaranın
yaşanmasına yol açtı. İlk kez bir başkanlık devir
teslimi karı koca arasında yapıldı. Çünkü koltuğu
devreden Arjantin devlet başkanı, Fernandez’in kocası
Nestor Kirchner’di.

YILIN TACİZCİSİ

Katsav, Putin’i kıskandırdı

İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katsav, 10 kadına tecavüz
etmekle suçlanıp koltuğu terk etmek zorunda kaldı.
Ancak daha önce görülmemiş bu olayın en ilginç yanı
Rusya’nın ’soğuk’ Devlet Başkanı Vladimir Putin’e bile
’espri’ yaptırabilmesi oldu. Kremlin’de İsrail
Başbakanı Ehud Olmert’i ağırlayan Putin, mikrofonların
açık kaldığını fark etmeyip Katsav için ’Meğer ne
güçlü erkekmiş. 10 kadına tecavüz etmiş. Hiç
beklemezdim. Ona imreniyoruz’ deyince gündeme bomba
gibi düştü. Espriyi komik bulmayan Olmert ise
"Yerinizde olsam, kıskanmazdım" cevabını verdi.

YILIN TURİSTİK DARBESİ

Tayland TV’sinde Britney

Tayland Başbakanı Thaksin Shinawatra, eylül ayında BM
Genel Kurulu’nda konuşurken, Tayland ordusu kendisini
devirdiğini ilan ediyordu. Daha önce de darbelere
sahne olan Tayland’da bu kez ’darbenin iyisi olmaz’
diyenleri bile kuşkuya düşürecek manzaralar yaşandı.
Tayland ekranlarında bol bol Britney Spears klipleri
yayınlandı. Top namlularının ucuna çiçek takarak
dolaşan sarı kurdelalı askerler tanklarını genç
kızlarla paylaştı, turistlerle bol bol ’darbe
hatırası’ çektirdi.

YILIN TALİHSİZ TOKALAŞMASI

Sünni reisin ölümü

ABD Başkanı Bush ile 3 Eylül’deki sürpriz Irak
ziyaretinde el sıkışarak direnişten vazgeçen Sünni
aşiret lideri Şeyh Abdüssettar Ebu Rişa 10 gün sonra
bombalı saldırıda öldürüldü. ABD için Ebu Rişa
modeldi. Pentagon ’Kaide’ye karşı hareketin öncüsüydü,
ölümü trajik kayıp’ dedi. Bush da, Anbar’daki El Esad
Hava Üssü’nde Ebu Rişa’yı "Şiddetten ılımlılık ve
barışa dönen lider" diye övmüştü.

YILIN İSYANI

Rahipler cuntaya karşı

Eski adı Birmanya olan Myanmar’da dünyanın en katı
yönetimini uygulayan askeri cunta manastırlarında
kendi hallerinde yaşayan Budist rahipleri bile isyan
ettirdi. Dünya günlerce Budist rahiplerin turuncu
urbalı direnişini seyretti. Ancak cunta rahip demedi,
göstericilere ateş açtı. Polis ise, budist rahiplere
ateş acmalarina gerekçe olarak "önce onlar bize ateş
etmeye kalktı, kendimizi koruduk" açıklaması yaptı.

YILIN ARSIZI

Külotsuz Britney

Ağustosta 3 yıllık eşi Kevin Federline’dan boşanan
Britney Spears ’bekaret sembolü’ olarak adım attığı
magazin basınında ’kankası’ Paris Hilton’ın yanında
külotsuz fotoğraflarıyla boy gösteriyordu. Malibu’da
bir gece kulübüne elbisesiyle giren ancak sevgilisinin
tişörtüyle çıkan Spears, Los Angeles’taki Çocuk ve
Aile Departmanı müfettişlerinin hışmına uğradı. İki
çocuğunun velayetini kaybetti. Ardından rehabilitasyon
merkezine kapatıldı. Oradan dazlak kafasıyla kaçıp
eski eşinin aracının camını kırdığı gün dibe vurdu.
MTV ödüllerinde ’muhteşem dönüş’ yapmak istediyse de
sahneden indiğinde utançtan ağladı.

YILIN MAHKUMU

Paris Hilton hücrede

Hilton otellerinin skandallarıyla ünlü varisi Paris
Hilton, ehliyeti iptal edildiği halde cipinden
ayrılamayınca hapsi boyladı. Ancak o da ne, 45 günlük
cezası 23 güne indirilen Paris, şerif tarafından ’ruh
sağlığı’ bozuldu diye 3 gün sonra hapisten çıktı.
Kamuoyu ’sarışın adalete’ isyan edince Paris ertesi
gün ağlaya ağlaya yeniden hapsin yolunu tuttu. Hapiste
’artık rahibe hayatı yaşayacağım’ dese de bu sözünü
çıktıktan kısa süre sonra unuttu.

YILIN ÖPÜCÜĞÜ

Gere, Hintlileri gerdi

Hindistan’da AIDS ile mücadele için yapılan bir
etkinlikte Hollywood’un ünlü aktörü Richard Gere,
İngiliz BBG’sinde maruz kaldığı ırkçı sataşmalarla
tanınan Bollywood’lu aktris Shilpa Shetty’yi ateşli
bir şekilde öpünce kıyamet koptu. Öpücük, gazetelerin
baş sayfalarına taşınırken Hindular da Richard Gere’in
kuklalarını yakarak durumu protesto etti. Gere, ’ben
AIDS’in tehlikesini anlatmaya çalışıyordum’ deyip özür
diledi.

YILIN GEYİĞİ

Noel Baba matematiği

Noel Baba’nın, dünyadaki bütün çocuklara hediye
yetiştirebilmek için saniyede 5800 km hızla yol alması
gerektiği ciddi ciddi hesaplandı. İsveçli uzmanlar,
24-25 Aralık’ta Noel Baba’nın çocuklara hediye
dağıtmak için dünyada 2,5 milyar kez mola vermesi
gerektiğine hükmetti. Ancak bu hesaplar da boş çıktı.
Çünkü başka bir hesaba göre, Noel Baba’nın sesten
hızlı seyreden ve tonlarca hediye taşıyan kızağı,
sürtünme yüzünden alev alıp 4,26 mili saniyede yok
olmaya mahkum gözüküyor.

YILIN TAKSİ ŞOFÖRÜ

Schumi’ye direksiyon verme

Almanya’da yaşayan Tuncer Yılmaz adlı Türk taksici
eski Formula 1 Dünya Şampiyonu Michael Schumacher’e
taksisini kullandırmayı şeref bildi. Ancak polis
tarafından sorgulandı. Almanya’nın Kronach kentinden
Coburg havaalanına gidişi sırasında Yılmaz’ın taksini
kullanan Schumacher ’genel düzene aykırılık’ yapmıştı.
Schumacher’den 60 Euro taksi ücretinin yanı sıra 100
Euro da bahşiş alan Yılmaz yine de eski şampiyonun
sürüş stiline hayranlıkla anlatmaktan kendini alamadı.


YILIN SATIŞI

Belçika mı, 10 milyon veririm

Saç tokalarının bile açık artırmaya çıkarıldığı
internette satış çılgınlığı sınır tanımadı. Belçika,
internetin açık artırma sitelerinden eBay’da satışa
çıkarıldı. Bir Euro’dan başlayan açık artırmada
verilen rakam, 10 milyon Euro oldu. İlanda,
Belçika’nın blok halinde veya üç bölgenin ayrı ayrı
satın alınabileceği belirtiliyordu. İlan sahibi,
devletin 300 milyon Euro borcu olduğunu, tek parçayı
satın alacak kimsenin, borcun da üçte birini
üstlenmesi gerektiğini müstehzi bir dille anlatıyordu.

YILIN ZAMPARASI

Berlusconi harem kurdu

Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, özel
villasında el ele dolaştığı genç kızları dizlerinde
oturturken görüntülenince kıyamet koptu. Haftalık
magazin dergilerinden Oggi, kapağında "Berlusconi’nin
Haremi" başlığını kullandı. Berlusconi, paparazzilerin
dergiye dava açarken, kocasının kadınlara yaptığı
kurları gazetelere mektupla şikayet eden güzel eşi
Veronica Lario bu kez ’uzun bir tatile’ çıktığını
açıklıyordu.
Kaynak : HURRİYET

YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 22/1/2008 - TEDAVISI OLMAYAN TÜRK HASTALIKLARI

Kategori: ilginc olaylar

01- Kardan Adama Tekme Atma Veya Bozmaya Calışma
02- Yeni Atılmış Bir Betona Basma Veya İsim, Numara Yazma
03- Gazete ve Dergilerdeki Resimlere Sakal, Bıyık ve Gözlük Yapma
04- En İyi Arabayı Ben Kullanıyorum Zannetme
05- Cep Telefonu Kullanımının Yasak Olduğu Yerlerde İllede Tel İle Konuşma
06- Kar Topunun İcine Buz Koymak
07- Belediyenen Duraklara Koyduğu Saatleri Söküp Duvar Saati Yapma
08- Kumsalda Deve Güreşi Yapma Hastalığı
09- Şahin Marka Arabayı Doğan Görünümlü Yapma
10- Ağaçlara ve Banklara Kalp ve İsim Baş Harfi Kazıma
11- Dersini Calışıp Sınıfını Geceni İnek Sayma
12- Mesleki Ünvanımızı İngilizce Söyleme
13- Tiki Olanların Tiki İle Kasıtlı Uğraşma
14- İskambil Kağıtlarından Kule Yapan Birinin Kulesini Bozma
15- Cep Telefonu İle Bağıra Bağıra Konuşma Hastalığı
16- Reklam İcin Asılan Afişleri Yırtma Hastalığı
17- Tuvalet Duvarını Defter Sanma
18- Otobüs Duraklarına "Ateşli Sevişirim Beni Ara" yazma
19- Trafikte Bizi Gecen Arabayı Yakalayıp İllede Gecmeyi Bi B.k Sanma
20- Sinyal Verir Vermez Şerit Değiştirme. Olası Bir Kazada Sinyal Verdik Görmedinmi Deme
21- Ara Yoldan Ana Yola Cıkacak Araca Yol Vermeme
22- Ünlü Birini Görünce Ona El Sallama
23- Ünlü Birini Görünce Fotoğraf Cektirip Samimi Havası Verme
24- Yaşamadığımız Bi Olayı Yaşamış Gibi Anlatıp Ona Kendini Bile İnandırma
25- Otobüs Durağa Yanaşınca İlle Ön Kapıdan İnme Hastalığı
26- Otobüs Koltuklarını Yırtma ve Üzerlerine Yazı Yazma
27- Minibüs Şöforüyseniz Begenmesen Bile Mutlaka Kral Fm Dinleme
28- Kırmızı Işıkta Beklerken Yeşil Işık Yanar Yanmaz Konraya Basma
29- Trafikte Beklerken Burun Karıştırma(Cok Severim )
30- Kimsenin Bilgisi Olmayan Bi Konuda İleri Geri Sallama
31- Faturaları Hep Son Gününde Ödeme
32- Kar Yağınca Eve Bolce Ekmek Alma
33- Meydana Konan Güvercinlerin Üzerine Koşup Onları Kacırma
34- Evlilerin Bekarlara Sakın Ha Evlenme Demesi
35- Aynı Filme Giden İnsanların Filmden Cıktıktan Sonra Filmi Birbirlerine Anlatması
36- Eline Silah Gecen Birinin Hemen Silahla Şaka Yapması
37- Arabayla Yolda Giderken Tanıdık Birini Görünce Üzerine Sürme
38- Takım Elbise Giyince Elini Cebine Sokma Hastalığı
39- Takımı Galip Gelince Havaya Silah Sıkma
40- Meslek Arkadaşlarına Mesleki Şakalar Yapma

YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 13/9/2007 - Mevlana türbesinin sırrı!..

Kategori: ilginc olaylar

Anlatıldığına göre her şey 1273'te Konya'da kaldırılan bir cenazeden sonra başladı.
Mevlana Celaleddin-i Rumi, 17 Aralık 1273 günü vefat ediyor.
Cenazesine yüzbinlerce insan katılmış. Naaşı, İplikçi Camii'nden, 500 metre ilerdeki bu türbeye 8 saatte getirilebilmiş.
Müslümanlar Mevlana'nın naaşını defnedebilmek için gayrimüslimlerin cenaze cemaatinden çıkmasını istemiş. Ancak onlar, 'Bize İsa'yı da Musa'yı da Mevlana öğretti' diyerek bunu reddetmişler.
Mevlana'nın kabrinin altına bir 'mezar odası' bulunuyor.
MEZAR ODASINA 700 YILDA 1 KİŞİ İNDİ
Eski Türklerde mezarların altına Farsça 'zir-i zemin' yani 'zeminin altı' denilen bir mezar odası yapılırmış.
Mevlana'nın naaşı da böyle 4 metrelik bir mezar odasına konmuş.
Ancak o tarihten bu yana mezar odasına kimse inmemiş.
Sadece bir kişi hariç.
Rivayete göre Sultan Dördüncü Murad, Mevlana'nın türbesini ziyarete geldiğinde, mezar odasının içinde ne olduğunu çok merak etmiş ve bu odaya girmek istemiş.
Ancak dönemin Mevlevi büyükleri, buna kesinlikle karşı çıkmış ve girmesini engellemişler.
Bunun üzerine Sultan, elindeki tespihi, ağzı açık odanın içine atmış.
Veya düşürmüş.
Bu tespihi almak üzere 7 yaşında bir kız çocuğu mezar odasına indirilmiş.
Bilinen tek şey, odanın iki tarafından aşağı doğru merdivenlerin indiğiymiş.
Kız çocuğu mezara inip çıktıktan sonra dili tutulmuş.
Dr. Naci Bakırcı, 'Çocuğun dilinin neden tutulduğu hálá bilinmiyor' diyor.
KÜÇÜK KIZ MEZAR ODASINDA NE GÖRMÜŞTÜ
İşte bu olaydan sonra 'mezar odasının sırrı' iyice merak edilmeye başlanmış.
Acaba kız çocuğu orada ne görmüştü de dili tutulmuştu?
Bir iddiaya göre, oda çok karanlık olduğu için çocuk çok korkmuş ve geçirdiği travmadan dolayı dili tutulmuştu.
Ancak bir başka iddia daha var ki, o 'mezar odasının sırrını' daha da koyulaştırıyordu.
Selçuklu Türkleri o tarihte mumyalama tekniğini biliyorlarmış. Fatih Sultan Mehmed dahil 7 padişahın naaşı mumyalanmış.
Mevlana'nın naaşı da mumyalandığı için muhtemelen öyle duruyordu.
Kız çocuğu orada yatan Mevlana'yı görünce bu hale gelmiş olabilirdi.
Bu olay dönemin önde gelen Mevlevilerini harekete geçiriyor ve 1640 yılında mezar odasının ağzı tuğlayla örülüp üzeri kurşunla kaplanıyor.
O tarihten sonra mezar odasının ağzındaki kurşun hiçbir zaman kaldırılmadı.
Mezar odası, sırlarıyla birlikte belki de ebediyete kadar sessizliğe gömüldü.
1930'LU YILLARDA MÜZE MÜDÜRÜNÜN ODASINDA
Ancak odanın hikáyesi burada bitmiyor.
Aradan 300 yıl geçtikten sonra, Mısır'daki piramit sırlarına benzeyen bir dizi olay daha yaşanacaktı.
Bu olayın iki tanığı vardı.
Biri olayı yaşayan Yusuf Akyurt isimli biri.
Öteki de onun yaşadığını Murat Bardakçı'ya anlatan Abdülbaki Gölpınarlı Hoca.
1930'lu yılların güzel bir gününde, Mevlana Müzesi'nin Müdürü Yusuf Akyurt odasında tek başına otururken, aklına sandukanın altındaki mezar odası gelir.
İçinden 'Acaba şu odaya bir girsem de içinde ne olduğunu görsem' diye geçirir.
Ancak tepki çekeceğini düşündüğü için kararsızdır.
O AN KAPI ÇALINDI YAŞLI ADAM GİRDİ
Tam o esnada kapı çalınır ve içeri, müzenin yaşlı odacısı girer.
Bu yaşlı adam aslında, Mevlevi dedesidir. Cumhuriyetin ilanından sonra tekke ve zaviyeler kapandığı için müzeye çevrilen türbede odacı olarak çalışmayı kabul etmiştir.
Yaşlı Mevlevi dedesi saygılı bir şekilde içeri girer ve Yusuf Akyurt'un tüylerini diken diken eden şu cümleyi söyler:
'Sakın oraya inmeyi düşünmeyin...'
Ancak bu şaşkınlık, müdürü kararından vazgeçirmez. Mezara inmek üzere kurşunla kaplı kapağın önüne gelir.
Halıyı kaldırır. Tam kapağı açmak üzereyken, bir adam haykırarak içeri girer:
'Müdür bey, yetiş evin yanıyor...'
Yusuf Akyurt gelinceye kadar evi kül olmuştur.
İşte tam o sırada eline bir telgraf tutuşturulur.
Müze müdürü başka bir yere tayin edilmiştir.
KONYA-ANKARA YOLUNDAKİ KAZA
Konya-Ankara yolu o gün çok ıssızdı.
Gün batmış, alacakaranlık etrafa hákim olmaya başlamıştı.
Uzaktan gelen kamyonun farları, henüz tam karanlık hale gelmemiş ufukta cılız iki nokta gibi duruyordu.
Şoförün yanında kapıya dayanmış şekilde oturan çocuk kimbilir hangi hayallere dalmıştı.
Kamyon bir kavise girdiği sırada kapı aniden açılır ve çocuk alacakaranlığın içinde kaybolur.
Kamyon durup, içindeki iki adam kapıdan uçan çocuğa ulaştıklarında iş işten geçmiştir.
Çocuk öteki dünyaya göçmüştür.
Çocuğun başında duran ikinci adam, başı ellerinin arasında hüngür hüngür ağlamaktadır.
O adam, Konya'dan tayini çıkan Müze Müdürü Yusuf Akyurt'tur.
Kimine göre, mezar odasının sırrı, onu hálá takip etmektedir.
MEZARIN BAŞINDA SÖYLENEN SON SÖZLER
Yusuf Akyurt oğlunun cenazesini alıp Konya'ya döner. Cenaze töreninden sonra doğruca Mevlana Müzesi'ne gider ve sandukanın başında ellerini açıp haykırmaya başlar:
'Yetmedi mi? Affet artık...'
Bütün bunlar neydi? Efsane mi? Gerçek mi?
Küçük kızın dili niye tutulmuştu? Yaşlı odacı, müdürün kafasından geçen düşünceyi nasıl anlamıştı?
Bunların cevabı yok.
Ben bunları anlatan insanlardan dinledim.
Bildiğimiz tek şey var. Mezar odası 731 yıldan bu yana sırrını muhafaza ediyor.
Umarım bundan sonra da muhafaza etmeye devam eder.
Çünkü bilinmezliğin yarattığı bazı mistik duygulara ebediyen ihtiyacımız olacak.
Çünkü hepimizin içinde, sadece kendimize ait sırların saklandığı küçücük odalar var.
Üzerleri kurşunla kaplı küçücük odalar...

Alıntı:

YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 10/9/2007 - ***500 yıldır böyle oturuyormuş***

Kategori: ilginc olaylar

img512/6765/mumyakizdo0.jpg İnkalılar tarafından tanrıları için kurban edildiğinde henüz 15 yaşındaydı.

Kurban etme ritüelinin üstünden tam 500 yıl geçmiş olmasına rağmen yüzünün ifadesi, hüzünlü gözleri ona bakanların kanlarını donduruyor. Arkeoloji tarihine "La Doncella" ismiyle geçen küçük kızın cesedi Arjantin'deki High Mountain Arkeoloji Müzesi'nde bugüne kadar bulunmuş en eski ve en iyi korunmuş cesetlerden biri olarak sergileniyor.

Beyni, derisi, saçları tam olarak korunmuş olan La Doncella'nın cesedi 1999 yılında bulunduğunda, yanında iki çocuğun cesedi daha vardı. Onlara ise El Nino, La Nina del Rayo isimleri verildi.

YorumYorum yaz! :: Bağlantı

& Bannerlerim &

guldefne-siyahincim
gulumseyisim




&Arkadaşlarımın Bannerları&


pembelila gulumseyisim
Image Hosted by ImageShack.us

KEVGİR E-DERGİ


ikibin6

Blogcu Kizlarin Mekani Stuff
woelfin by woelfin
gulumseyisim
mutfaktabirimivar
Photobucket - Video and Image Hosting

yemekyapmali.blogcu.com




Tak Takistir Haziran 2007 Etkinliği
Image Hosted by ImageShack.us
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:4
Son Sayfa | Sonraki Sayfa