Image Hosted by ImageShack.us


Google







• 4/1/2009 - Hayatımı Yeniden Yaşayabilseydim EĞER

Kategori: HAYATA DAIR

Amma Bombece Avustralya´da kanserden öldü. Ölümünden hemen önce şunları yazdı...

"Hayatimi yeniden yasayabilseydim eğer; Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim. Gül seklindeki pembe mumu saklamaz yakardım. Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim. Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı aksam yemeğine davet ederdim.

Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım. Yerler leke olacak diye korkmazdım. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım.

Saçım bozulmasın diye, arabanın caminin açılmasını önlemezdim. Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum. TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım.

Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anin tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim. Bu o kadar nadir bir olay ki. Mucize gibi bir şey.

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim. Onlara daha çok "seni seviyorum", ondan da daha çok "özür dilerim" derdim. Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu.

Dikkatle bak. Gerçekten gör. Yaşa. Vazgeçme. Küçük şeyler için şikâyet etmekten vazgeç. Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi. Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım. Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah´a şükredin. Tek bir hayatiniz var ve bir gün sona eriyor. Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.´´

Sevgiler hepinize.

Amma Bombece

Alıntı..

YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 24/8/2008 - çooooook olduuu......

herkese merhaba ;
çoook oldu evet ama zaman öyle cabuk gecıyoki.iişler,toplantılar,evim,arkadaşlarım ve sizler..... inanılmaz yogun bırkac ay gecırdım bu yogunluga dayanamayıp hasta da oldum .ama sanırım artık döndüm aranıza beni unutmayıp sürekli msj atan blogcu arkadaslarıma çoook tesekkürlerr.sizleri cook sevıyorum....iyiki varsınız....
YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 3/5/2008 - Limonla gelen güzellik

Kategori: cilt bakimi

Cildiniz için canlandırıcı bir etki yapan limonu temizleme losyonu, yüz maskesi ve peeling yapımında kullanabilirsiniz…

Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Limon özellikle yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir. sıkılaştırıcı etkisi vardır. Limonun içerdiği asitler cilde aynı zamanda peeling yapar…

Cildiniz için serinletici ve canlandırıcı bir etki yapar

Altı adet limonu, kabukları ile birlikte halka şeklinde dilimleyin. Derin bir kaba soğuk su doldurun ve içine dilimlediğiniz limonları atın. Limonların kabukları yumuşayana kadar en az bir-iki saat bekletin. Süre tamamlandıktan sonra limonları elinizle sıkın ve banyo suyunun içine limonları ve hazırlanan suyu ilave edin. Eğer limonların suda bekletilme süresi sizin için çok uzun ise, o zaman limonların suyunu sıkın ve limonlarla birlikte banyo suyuna katın. Hazırladığınız limon banyosunun içinde 20 dakika kalmanız yeterli olacaktır. Bu özel banyo için kan dolaşımınızı hızlandırırken, iç açıcı limon kokusu da güne dinamik başlamanıza yardımcı olacaktır.

Cilt için limon peelingi

Limonun içerdiği asitler cilde aynı zamanda peeling görevi yapabilir. Dirsek, diz ve tabanlarda oluşan sert derileri size şimdi verecek olduğumuz limon reçetesi ile yumuşatarak, pürüzsüz görünmesini sağlayabilirsiniz. Bir çorba kaşığı limon suyu ile iki çorba kaşığı balı kısık ateşte hafifçe ısıtın. Ocaktan alındıktan sonra bir süre soğumasını bekleyin. Hazırlanan karışım soğuduktan sonra kuruyan ve çatlayan cildin üstüne sürün. 20 dakika beklettikten sonra peeling yaptığınız bölgeyi su ile temizleyin. Son olarak temizlediğiniz bu bölgeyi limon kabuklarıyla ovalıyın. Bu işlem sonunda derinizin taze görünüşü sizi bile şaşırtacaktır.

Limonlu yüz temizle losyonu
Limon yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir. Çünkü limonun sıkılaştırıcı bir etkisi vardır. Tarifini verdiğimiz yüz losyonu, yüzdeki siyah nokta ve sivilcelere karşı en ideal losyondur. Bunun için 30 ml. limon suyunu 30 gr. bal ve 200 ml. damıtılmış suyla karıştırın ve bu karışımı bir cam şişesinin içine koyun. Hazırladığınız bu losyonu sabahları ve akşamları, bir pamuğa damlatarak yüzünüze sürün. Böylece hem temiz hem de canlı bir cilde sahip olacaksınız. Ancak yüzünüze bu karışı sürdükten sonra en az iki saat güneşe çıkmamaya dikkat edin. Aksi halde yüzünüzde lekeler oluşur.

Limonla değişik yüz maskeleri

Az yağlı yoğurda 5 damla limon suyu katın. Yüzünüzü temizledikten sonra bu maskeyi sürün ve 15 dakika bekleyip yıkayın.
Avokado”nun yarısını püre haline getirin, içine bir çay kaşığı limon suyu katın ve bir yumurta akını iyice çırptıktan sonra ekleyin. Cildiniz kuru ise birkaç damla badem yağı da koyun. Karışımı yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra su ile temizleyin.
100 gr. yulaf ezmesi, 1 limon suyu ve bir yumurta akını karıştırdıktan sonra ortaya çıkan karışımı, maske halinde yüzünüze yayın. 10 dakika bekleyin. Bu maske cildinizi gerginleştirecektir.

Alıntı:

<****** type=text/**********> <****** src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type=text/**********>
YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 25/4/2008 - Selülite çare ısırganotu

Kategori: cilt bakimi

Uzmanlar, ısırganotunun kan dolaşımını hızlandırarak, kadınların kabusu selüliti önlediğini bildirdiSağlıksız beslenme ve hareketsizlikten kaynaklanan selülitin en iyi ilacının ısırganotu olduğu bildirildi. Selülitin birçok hastalığın da davetçisi olduğunu kaydeden güzellik uzmanı İnci Soydan, suyun az tüketilmesi, kafeinli içecekler, kızartmalar ve yağın selülitin oluşmasında en büyük faktör olduğunu söyledi.Toksit birikimiBilinenin aksine selülitin sadece vücutta görüntü bozukluğu yaratmadığını belirten Soydan, 'Alınan aşırı yağ nedeniyle vücuttaki toksit maddeler dışarıya atılamıyor. Kan dolaşımı yavaşlıyor ve beraberinde siyatik, romatizma, uyuşma ve eklem ağrıları ortaya çıkıyor' dedi. Yaz kış demeden günde içilecek 5 litre suyun insan sağlığı açısından faydalı olduğunu vurgulayan Soydan, 'Bununla birlikte her gün en az 5 kilometre yürümek, ayak ve karın bölgesini çalıştıran egzersizler selüliti yok ettiği gibi ağrıları da ortadan kaldıracak' diye konuştu. Dolaşımı hızlandırırSelülit kremleri ve masaj aletlerinin yanı sıra kadınların kabusu olan selüliti ortadan kaldırmanın en iyi yolunun ısırganotu olduğunu ifade eden güzellik uzmanı İnci Soydan, 'Isırganotu metabolizmayı (Dolaşımı) hızlandırır. Demir açısından zengin ve ısıtıcı özelliği var. Bitkisel yağlarla (Zencefil, nane, kekik, tehnel yağı gibi) formüle edilen ısırganotu vücuttaki selülitli bölgeye sürülüyor. Isırganotu özünde taşıdığı cildi kaşındırma ve ısıtıcı özelliği ile selülitli bölgeyi harekete geçirip çözülmeyi süratle hızlandırıyor. Yüzyıllar öncesine dayanan bu tedavi yöntemiyle bir ay gibi kısa bir sürede kesin sonuç sağlıyor' şeklinde konuştu.


E vitamini ile selülite elveda

E vitamininin hücrelerde yağ ve su birikimini önlediği için selüliti engellediği bildirildi. Uzmanlar E vitamini bakımından zengin bir beslenme rejimi için taze ve işlenmemiş gıdalar tüketmemiz gerektiğini belirtiyor. E vitamini, zeytinyağı, ayçiçek yağı, soya yağı, erik, üzüm, kivi, kayısı, incir, fındık, ceviz, lahana, biber, maydonoz, yumurta ve süt ürünlerinde bol miktarda bulunuyor.

YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 20/4/2008 - BAL VE TARÇIN'DAKİ ŞİFA

Kategori: SAGLIK
Bal ve Tarçın karışımı birçok hastalığa iyi gelmektedir. Eski Yunan tıbbında olduğu kadar Ayurvedik tıpta da Bal, asırlarca hayati ilaç olarak kullanılmıştır. Bugünün bilim adamları birçok hastalıkların tedavisinde Balı çok etkili bir ilaç olarak kabul etmişlerdir. Bal her türlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir. Bugünün tıp ilmi, balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir. Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 Ocak 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.
ARTRİT
Bir kısım Balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz Tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz.Artritli hastalar,bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık Bal ve bir çay kaşığı toz Tarçını eritip sabah ,akşam alabilirler. Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar bile tedavi olabilirler.Kopenhag Üniversitesinde yapılan bir araştırmada ;kahvaltıdan önce bir yemek kaşığı bal ve ½ çay kaşığı toz tarçını alan 200 hastadan 73 ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar, geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemiyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Hergün kullanılan bal ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virus saldırılarına karşı korur.Araştırmacılara göre bal, birçok vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir. Balın düzenli kullanılması, akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve viruslarla savaşan, korpuskülleri de kuvvetlendirir.
DİŞ AĞRISI
Bir kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı bal karışımı ağrıyan dişe tatbil edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir.
HAZIMSIZLIK VE GRİP
Toz tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.
İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI
İki kaşık toz tarçın, bir tatlı kaşığı bal, ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.
KANSER
Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada, mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.


KALP HASTALIKLARI
Bal ve tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür. Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır.Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.
KISIRLIK
Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır.Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.Çin,Japon ve uzakdoğu ülkelerinde ,gebe kalamıyan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz Tarçın kullanmaktadırlarGebe kalamayan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.
KOLESTEROL
İki kaşık bal, üç tatlı kaşığı toz tarçın,450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir. Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları i,çin uygulanabilir.Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.
MİDE AĞRILARI
Bal ve tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.
GAZ
Hindistan ve Japonyada yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.
SAÇ DÖKÜLMESİ
Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal,bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilacesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve taklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkanır.5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.
SİVİLCELER VE DERİ
3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır.Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır.Egzama,mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır.
SOĞUK ALGINLIĞI
Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde üç defa yenir.Bu uygulama birçok kronik öksürük,soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.


YAŞLILIK
Bal ve tarçınla hazırlanan çay,düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler.4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri,taze ve yumşak tutar, yıpranmasını durdurur.
YORGUNLUK
Araştırmayı yapan Dr.Milton, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının hergün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tesbit etmiştir.

 

ZAYIFLAMA
Bir bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır. Hergün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir.Düzenli uygulanırsa kilo verilir.Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.
Alıntı:
YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 17/4/2008 - Sevgili Anneler Siz de Çocugunuzun Çok Zeki Olmasını İstiyorsanı

Kategori: HAYATA DAIR

Zekayı sadece genetik faktörlere bağlamak hiç de doğru değil. Hamilelik döneminde yapacağınız 10 basit uygulama bebeğinizin zekasını artırıyor. Denemeye ne dersiniz?

Hamileliğiniz sırasında Mozart ya da Beethoven dinlemenin sizi rahatlattığı bir gerçek. Birçok anne adayı klasik müziği bebeğinin zekasını artırdığı gerekçesiyle de dinliyor. Peki bu doğru mu? Haftalardır bu amaçla bıkmadan usanmadan klasik müzik dinleyen anne adaylarını üzmek istemeyiz ama bu konuda çok kesin bir kanıt yok! Dilerseniz siz yine klasik müziğe güvenmeye devam edin, ama bilin ki bebeğinizin IQ’sunu başka yöntemlerle de artırmanız söz konusu. Nasıl mı? Beslenme şekliniz, sağlık durumunuz ve hatta duygusal haliniz bile onun beyin gelişimini etkiliyor. O halde hadi onun için iyi bir başlangıç yapın ve bu 10 öneriye kulak verin. Ancak, unutmayın ki bu öneriler yüzde 100 ispatlanmış değil ama yine de denemeye değer!

1. Tiroidinizi kontrol ettirin
Düşük tiroit bezi problemi hamilelikte anne adylarının yüzde 2’sini etkiliyor. Yapılan araştırmalar bu annelerin bebeklerinin zekasının diğer bebeklere göre daha az olduğunu ortaya koyuyor. Ancak, tiroit hormonları kontrolü, pahalı bir test olduğu için rutin gebelik tetkiklerinde yer almıyor. Üşüme, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, saç dökülmesi, gibi tiroit hormonu düşüklüğüne işaret edebilecek şikayetleriniz varsa bu testi yaptırmanızda fayda var.

2. Hareket edin
Cleveland’daki Case Western Reserve Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma ilginç sonuçlar veriyor. Hamilelik sırasında düzenli olarak egzersiz yapan ve yapmayan 20 annenin çocuklarının zeka düzeylerine 5 yaşına geldiklerinde bakılmış. Sonuç tahmin ettiğiniz gibi; egzersiz yapan annelerin çocukları daha zeki!

3. İdeal miktarda kilo alın
Doktorlar vücut ağırlığının yüzde 20’si kadar kilo alınmasının yeterli olduğunu söylüyor. Bunun altında ya da üstünde kilo alımının bebeğin fiziksel ve zeka gelişimini olumsuz etkilediği düşünülüyor. Neden mi? Muhtemelen alınan kilo miktarı bebeğinizin ağırlığını, dolayısıyla da beynin büyüklüğünü ve zekasını etkiliyor.

4. Diş kontrollerinizi yaptırın
Araştırmalar yepyeni bie iddia ile ortaya çıkıyor: Hamilelik sırasında diş rahatsızlığı geçiren anneler 7 kat daha fazla prematüre ya da düşük kilolu bebek dünyaya getirme riski taşıyor. Bu bebekler de öğrenme ve gelişim aşamalrında güçlük çekiyor. Diş hastalıkları genellikle başlangıçta belirti göstermediği için 6 ayda bir diş hekimine uğramanızda yarar var.

5. Vitaminleri ihmal etmeyin
B12 ve demir alımı fetüsün entelektüel potansiyelini artırıyor. Yeterli demir alımı asla gıdalarla sağlanamıyor. Bu nedenle bebek doğmadan önce onun demir depolarını oluşturması açısından hamilelik süresince her gün demir içerikli tabletlerden bir tane alınması gerekiyor.

6. Neşenizi yitirmeyin
Bebeğin algıları henüz doğmadan önce başlıyor. Bu açıdan bakıldığında; kendini iyi hisseden bir anne adayının bebeğinin de anne karnında kendini muhteşem iyi hissedeceğini kabul etmek gerekiyor. Bu durum da beyin işlevlerinin gelişmesine katkıda bulunuyor.

7. Beslenmenize dikkat edin
Hamilelik döneminde beslenme zeka gelişimindeki en önemli faktörlerin başında geliyor. Özellikle kolin(sinirsel iletimde önemli bir rol oynayan madde) içeren gıdaları tercih edin. Bu yiyeceklerin en önemlileri yumurta ve et olarak kabul ediliyor.

8. Bebeğinizi emzirin
Bebek doğduktan sonra da onun için yapabilecekleriniz var. Her şeyden önce onu emzirin. Bu, onun hem sağlığını hem de zekasını olumlu yönde etkiliyor. Kentucky Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma bu iddayı kanıtlıyor. Bebekliğinde emzirilen çocukların zeka düzeyleri hazır mama ile beslenenlere göre 3 puan fazla olarak tespit edilmiş.

9. Depresyondan uzak durun
Hamilelikte olduğu gibi doğumdan sonra da depresyondan uzak durmanız gerekiyor. 1.200 aile üzerinde yapılan bir araştırma şu ilginç sonuçları ortaya koyuyor: Üç yaşına kadar olan dönemde anneleri depresyonda olan çocukların özellikle dil gelişiminde ve öğrenme yeteneğinde zayıflık görülüyor.

10. Demiri eksik etmeyin
Kuşkusuz bütün mineraller bebeğiniz için gerekli. Ancak, demirin ayrı bir önemi var. Demir eksik alındığı takdirde beynin kritik bazı noktalrı yeterli şekilde gelişmiyor. Anne sütü ile beslenen bebekler için sorun yok.

Alıntı:

YorumYorum yaz! :: Bağlantı



• 17/4/2008 - İnce Kalmanın 6 Kuralı

Kategori: SAGLIK

Sıkı bir rejim yapmayı başardınız ve istediğiniz, hedeflediğiniz kiloya ulaştınız. Peki şimdi ne yapacaksınız? Kiloları gerisin geri almamak için nasıl bir yöntem izleyeceksiniz. İşte size ince kalmanın 6 kuralı.

1. Diyet uygulayıp, dilediğiniz kadar kilo verdikten sonra, eski beslenme alışkanlıklarınızı tamamen unutmalısınız. Yağ yapan besinlerden özellikle uzak durmalısınız. Yeni beslenme düzenini bir yaşam biçimi olarak kabullenin.

2. Can sıkıntısı pek çok kişinin iştahını açar. Boş oturmaktan sıkılan kişiler durmadan bir şeyler atıştırırlar. Buzdolabından uzak kalmak için kendinizi oyalayacak uğraşlar bulun. Hiç bir şey yapamazsanız yürüyüşe çıkın.

3. Yemeklerinizi önceden pişirin ve buzlukta muhafaza edin. Akşam yorgun argın işten eve döndüğünüz zaman fazla acıkmadan yemek yiyebilirsiniz. Böylece yemek öncesinde açlığınızı bastırmak için bir şeyler atıştırmanıza gerek kalmaz.

4. Süpermarkete gitmeden önce satın almanız gereken malzemelerin bir listesini yapın. Ve süpermarkette fazla oyalanmadan sadece satın alacağınız malzemelerin bulundukları standlara uğrayın.

5. Hareketsiz kalmayın. Vücut egzersizleri yapın. Aldığınız kalorileri yakmanın tek yolu harekettir.

6. Arasıra canınızın çektiği yiyecekleri yiyebilirsiniz. Ama bu yiyeceklerin miktarı fazla olmasın.

YorumYorum yaz! :: Bağlantı

& Bannerlerim &

guldefne-siyahincim
gulumseyisim




&Arkadaşlarımın Bannerları&


pembelila gulumseyisim
Image Hosted by ImageShack.us

KEVGİR E-DERGİ


ikibin6

Blogcu Kizlarin Mekani Stuff
woelfin by woelfin
gulumseyisim
mutfaktabirimivar
Photobucket - Video and Image Hosting

yemekyapmali.blogcu.com




Tak Takistir Haziran 2007 Etkinliği
Image Hosted by ImageShack.us
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:92
Son Sayfa | Sonraki Sayfa